16 Ocak 2022 Pazar

BEN ARTIK BODRUM'DA YAŞIYORUM...

 Ve şükürler olsun ki hayatımın bir bölümünde bunu söyleye bilme şansım oldu. Evet her şey çok değişti, evet her şey çok da gelişti üstelik. Artık balığa çıkıyorum. Düzenli sabah yürüyüşleri yapıyorum. Bunları büyük şehirlerde de yapabilir insan elbet ama yapacak mecali kalmaya bilir mesela. Ya da yapacak zamanı kalmaya bilir, yapacak hevesi kalmaya bilir. Burada yaşamaya başlayınca büyük şehir yaşantısının bir simülasyon olduğu düşüncesi netleşti kafamda. Büyük şehir hantal gövdesini besleyip dişlilerini döndürebilmek adına sizin enerjinize muhtaçtır. İhtiyacı olan bu enerjiyi sizden emikleyebilmek için size sanal mutluluklar sunar. Geceleri ışıl ışıl yaktığı, sizin olmayan ışıklarıyla aklınızı başınızdan alır. Yapabildiklerinizle değil, yapabilme ihtimaliniz olduğunu sandıklarınızla motive ve mutlu olmanızı sağlar. Kendinizi modern ve medeni sanmanıza neden olur. Büyük şehirde yaşarken, başka bir yerde yaşayamayacağınızı düşünürsünüz. Buna tüm kalbinizle inanırsınız hatta. Bu da enerjinize muhtaç büyük şehrin işine gelir. Spor salonlarına giderek hareket ettirebildiğiniz bedenlerinizi, sanatsal etkinliklerle tatmin etmeye çalışır, gittikçe yalnızlaşmanıza sebep olan çarpık bir sosyalleşme sanrısına kapılırsınız. Ve hiçbir şekilde bunun farkına varamazsınız.

Sesinizi duyar gibiyim; '' Tabi usta senin tuzun kuru. Gitmiş kapağı atmışsın Bodrum gibi bir yere, ordan ahkam kesiyorsun.'' gibi bir takım şeyler söylüyorsunuz mutlaka.

Ama inanın buralarda yaşamak daha kolay. Tabii tek bir koşulu var bunun , Hırslarınızdan, size yetecek olandan fazlasını kazanma istek ve tutkunuzdan sıyrılmanız. İnanın Dünya daha güzel ve kolay yaşanır hale geliyor o zaman. Tavsiye ederim... Bir denemeseniz de en azından bir düşünün...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benim çok değerli dostum Gökhan Semiz sayesinde tanıştığım müthiş bir destan... Hayatımda okuduğum en iyi bilim kurgu romanı olduğunu söyley...