FANTASTİK EDEBİYAT TARTIŞMALARI...
Fantastik edebiyat konusu konuşuluyor fakat ortada
konuşulacak bir fantastik edebiyat yok...
konuşulacak bir fantastik edebiyat yok...
Tabii ki bu benim görüşüm. Bir fantastik edebiyattan
bahsede bilmek, ya da bu alanda ürün ortaya koyabilmek
için öncelikle kendi toplumumuzun mitolojik öğelerine
hakim olabilmemiz gereki. Çünkü, fantastik edebiyatın
bahsede bilmek, ya da bu alanda ürün ortaya koyabilmek
için öncelikle kendi toplumumuzun mitolojik öğelerine
hakim olabilmemiz gereki. Çünkü, fantastik edebiyatın
muhatabı olan toplumun hikayeden etkilenebilmesinin
ön koşulu hikayedeki unsurların olayların toplumun
bilinç altına nüfuz edebilmesidir.
ön koşulu hikayedeki unsurların olayların toplumun
bilinç altına nüfuz edebilmesidir.
Bence ( ve pek çok araştırmacıya göre de...) bunun
tek koşulu toplumun genlerine işlemiş, psikolojisini
biçimlendirmiş arketiplerin, unsurların ve karakterlerin
gereğince kullanılmasıdır.Günümüzde konusu cin ve büyü
olan korku filmlerinin toplumun genelinde kabul görmesi
tek koşulu toplumun genlerine işlemiş, psikolojisini
biçimlendirmiş arketiplerin, unsurların ve karakterlerin
gereğince kullanılmasıdır.Günümüzde konusu cin ve büyü
olan korku filmlerinin toplumun genelinde kabul görmesi
bence en önemli kanıttır. Sebebine gelince;
Türk toplumu İslamiyetin kabulünden sonra yeni inançlarını
eski inançlarıyla karşılaştırmaya, harmanlamaya başlamışlar.
Kuran'da bulunan cin figürü eski inançlarındaki körmös
figürüyle neredeyse bire bir örtüştüğü için kabullenilmesi
en kolay unsurlardan biri olmuş olmalı. Günümüze dönersek,
genlerimize işlemiş bu figür ve ona duyulan büyük çekinme
ve korku farkında olmadan bu konulardaki sanat üretimlerinden
etkilenmemize sebep oluyor. Ve tabii ki çabuk kabullenmemizi,
inanmamızı, korkmamızı sağlıyor.
eski inançlarıyla karşılaştırmaya, harmanlamaya başlamışlar.
Kuran'da bulunan cin figürü eski inançlarındaki körmös
figürüyle neredeyse bire bir örtüştüğü için kabullenilmesi
en kolay unsurlardan biri olmuş olmalı. Günümüze dönersek,
genlerimize işlemiş bu figür ve ona duyulan büyük çekinme
ve korku farkında olmadan bu konulardaki sanat üretimlerinden
etkilenmemize sebep oluyor. Ve tabii ki çabuk kabullenmemizi,
inanmamızı, korkmamızı sağlıyor.